Biz Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye âyet âyet ayırdık ve onu peyderpey indirdik. (İsrâ 106)
Makale Hiyerarşisi
Makaleler ana sayfası » Köşe Yazarları » İdarecilik ve Amir-Memur ilişkisi nasıl olmalıdır

İdarecilik ve Amir-Memur ilişkisi nasıl olmalıdır

Adı üzerinde, idare eden kişidir idareci.

Amir ise emir veren ve yaptıran kişidir.

İkisini birleştirdiğiniz de ortaya yönetici çıkar ki; bu da geçmişten günümüze çok önemli sorumlulukları olan ve bu sorumlulukları kanun tüzük ve yönetmelikler çerçevesinde ifa eden kişidir.

Yani, yöneticinin idarecilik yönü ile temsil ettiği kurumdaki personelin her türlü sorun ve sıkıntılarını çözme konusunda ilgi ve alaka göstermenin yanında, seviyeli toleranslar ile birlik, beraberlik ve tesanütü sağlama gibi görevleri vardır.

Prensip sahibi olma ve kesin kararlılık içinde olaylara yaklaşarak çözüme kavuşturma gayreti için de olma sorumlukları da vardır.

Personelini haklı olduğu davasında hep koruyan ve onun yanında olan kişidir yönetici. İşini layıkıyla yapan ve kurumunu en iyi şekilde temsil etme gayreti gösteren mahiyetini her türlü saldırıya karşı koruyan ve ona kalkan olan kişidir yönetici.

Amir, yani idareci, yani yönetici, dört mevsim gibi olmalıdır. Yeri geldiğinde kış gibi sert, yeri geldiğinde yaz gibi sıcak ve munis, yeri geldiğinde baharlar gibi ikisinin arasında davranışlar sergileyebilen kişi olmalıdır.

Zaten idarecilik vasfı kişinin karakteri ile özdeşleşemiyor ise o kişinin idareciliğinde daima zafiyet ortaya çıkar.

Bir amir mahiyetinde bulunan bir memurunun başına bir musibet bulaştığında onun yanında olmayıp tam tersi davranışlar sergiliyorsa, onun yaptığı yöneticilik ve idarecilik sadece kağıt üzerinde var olan bir etiketten başka bir şey olamaz.

Hele hele görevini çok iyi bir şekilde ifa ettiği kamuoyunca çok iyi bilinen ve takdir edilen bir memurunun başına gelen bir olayda haksız olan tarafından yanında olup ona yol göstericilik yapmak, hep ahlaken hem de dinen mubah değildir hatta günahtır da.

Sizin mahiyetinizde olan bir memurunuz haksız yere şikayet ediliyor veya kamuoyunda mesnetsizce aşağılanmaya veya küçük düşürülmeye çalışılıyorsa o amirin yapacağı iş olayı inceleyip doğruluğunu tespit ettikten sonra onun yanında olmayı becerebilmektir.

İşte yöneticilik budur.

Yönetici; bana dokunmayan bin yıl yaşasın prensibine sığınıp ve ne suya ne de sabuna dokunmama gibi bir uygulamaya yöneldiğinde, ancak günü kurtarır ama mahiyetinin gözünde her zaman küçük ve basiretsiz olarak kalır.

Amir memur ilişkilerinde bazen memurların da nefsine yenik düştüğü çok olmuştur.

Olmaması gerekmesine ve yakışıksız bir davranış biçimi olmasına rağmen,amirinin kuyusunu kazan çok memurlar olmuştur ve olacaktır.

Onu yerinden edebilmek ve gönlünde yatan o görevi belki kaparım düşüncesine kapılarak türlü entrikalara başvuran memurlarımızın da etik olmayan bu davranışlarından dolayı hesap vereceklerini bilmelerini isterim.

Amirin zarar görmesi için birileri ile işbirliği yapan ve onun ayağını kaydırmaya çalışan insanların bazı memurların yaptığı terbiyeden uzak davranışları mutlaka cezasını bulur.

(Melih Yurduseven - edirnetv.com)

Yorumlar
#1 | Y.A. - 23 Ağustos 2010 21:08
Yukarıdaki yazıyı okuduktan sonra çevrenize şöyle bir bakın, bakalım böylesi kaç tane idareci bulabileceksiniz? Bir iki tane haricinde başka bulabileceğinizi hiç zannetmiyorum. (Aşağıda yazacaklarım ben dahil tüm idarecileredir. Fakat içlerinde makamın hakkını veren, insanlara iyi davranan, insanlar tarafından sevilenleri tenzih ettiğimi belirtmek istiyorum. Onların ellerinden öpüyorum.)

Aslında ben dahil yönetici formasyonu almadan, seminerlerden, stajlardan geçirilmeden doğrudan yönetici yapılan kişilerden yukarıdaki yazıda belirtilen idareci davranışlarını beklemek pek gerçekçi olmaz. Bence yöneticilik için özel okullar açılmalı, okulları bitirenleri ayrıca stajlara almalı, bundan başka atandıktan sonra peşleri bırakılmayıp sık sık da seminerlere alınmalı. Bakalım o zaman da şimdiki gibi yönetici olmaya bu kadar talep olacak mı? Hepimiz biliyoruz ki, günümüzde yönetici/idareci olmak pek çok kişi için yatmak anlamına geliyor. Nasıl olsa yapılan yanlışlar için hesap soran da yok. Oooh gel keyfim gel. Eee durum böyle olunca doğal olarak yönetici/idareci olmak için bu kadar çok talep oluyor.

Bu sistemde hasbelkader idareci olmuşsanız tamamdır artık. Arkanızda pek çok ağa babası bulursunuz. Canınız istedi mi bağırır, çağırırsınız, fırçalarsınız emrinizin altındakileri. Olmaya ki bir hata yapsınlar, bunun hesabını mutlaka sorarsınız kendi yaptığınız onca hatayı unutarak. Zaman zaman üstünüzden yediğiniz fırçaları da aynen iade edersiniz altınızdakilere. Nasıl olsa hesap soran yok, hukuk yok, mazlumu koruyan ise hiç yok. Üstünüze şikayet edilirseniz bilirsiniz ki çok bariz açığınız yoksa mutlaka korunacaksınız.

Bunun sonucunda da saçma sapan hatalar yapıp, zaman zaman komik durumlara da düşersiniz elbette. Saat 17.00'de bitecek bir başvuru için 16.45'te gelenlere basarsınız fırçayı haksız olsanız da. Niye fırçaladığınızı elbette çok iyi biliyoruz. Çünkü 17.00'de daireden ayrılmanız gerekiyor. Yılda bir kez de olsa fazla mesaiye kalmak zor gelir sizlere. Ama siz de haklısınız, karşınızda dik duracak, haklarını bilecek, haksızca ettiğiniz lafları size geri dönderecek, başvurunun 17.00'de bittiğini ve canı isterse evraklarını 17.00'ye 5 dakika kala dahi getirebileceğini söyleyebilecek kimse olmayınca bağırır, çağırırsınız. Size kızıyorum ama biliyorum ki sizleri bağırtan bizleriz. Eğer bizler haklarımızı, sınırlarımızı bilsek ve ona göre davransak görürüz o zaman sizleri, bağırabiliyor musunuz?

Arkanızdan onca laf edilir, eleştirilirsiniz ama umursamazsınız. Çünkü bilirsiniz ki bu eleştiriler hep arkadan olacak, resmiyete pek dökülmeyecek. Kendinizi avutmak için "ağzı olan konuşuyor" ya da ne bileyim "elalemin ağzı torba değil ki dikesin" filan dersiniz.

Elbette hak edilmeden, torpillerle gelinen makamların ağırlığı zordur, taşınması güçtür. Oysa sizleri oraya getirenler "emaneti ehline verin" uyarısını da çok iyi biliyorlar. Fakat adam kayırmacılık girince işin içine, emaneti ehline vermek hemencecik unutuluveriyor. Sonuçlar ise ortada.

Hak etmeden geldiniz ya oralara bari öyle çalışın ki, insanlar "tamam, hak etmeden geldiler ama makamın hakkını da verdiler, insanlara çok iyi davrandılar" desinler. Unutmadan, sadece sizlerin insanlara iyi davranması yetmiyor. Emriniz altında çalışnaların da insanlara iyi davranmasını sağlamak zorundasınız. Onların yapacağı zulümlere bizzat ortak olduğunuzu unutmayın. "Haberim yok", "ben yapmadım" mazeretleri sizi temize çıkarmaz. Çalışan insanların şevklerini kırarak hiç bir şey elde edemeyeceğinizi de bilin artık.

Yazdıklarım bazılarının nefsine ağır geldiyse çok iyi bilinsin ki onların davranışları da bizim nefsimize ağır geliyor.
#2 | Celebi - 23 Ağustos 2010 21:08
Amir emir verendir. Ama eksik bir tanımlama olmuş.

Amir imar edendir de aynı zamanda. Bizim amirlerimiz emir veren özellikleriyle evel Allah en güzel! amirliklerini ifa ediyorlar. Fakat imar hususunda pek itinalı değiller.

Amirlerimiz imar edebilmek anlamında ki tanımlamalarının farkında oldukları gün emanet emin ellerde olacaktır.

Anlamlı yazıya baktığımızda, özellikle admin yorumu bize diplomanın amir, memur olmada yeterli olmadığını insani kalitenin bir adım önde olması gerektiğini yineliyor.
Hani bunada Maşşallah denebilir. İnşaallah maşşallah olur.
#3 | killer_demo - 20 Temmuz 2011 22:59
günümüzde böyle idareciler zordur. olsa da nadir bulunur ve bu konudaki düşüncem biraz kötü olacak ama yanlışta anlamayın. ben bu oltu da öylesi idareci bir kaç tane elle tutulur gördüm. nadir bulunan parmakla gözterilecek kadar azdır ve kimse demesin ki ben böyleyim şöyleyim kimse kendini övmesin. çünkü kimsenin oltuda iyi olmak ya da kötü olmak konusunda bir çabası yok ve herkes birilerinin yalakası olmuş gidiyor. kimin kimde menfaatı varsa ona iyi der. nedir bu iyi amir bu kötü amir yani zorlamayın kendinizi beyler. herkes birbirine oynuyor ve herkes duymak istediğini duyuyor, görmek istediği gibi görüyor o kadar. yani kimse süper idareci ya da mekmmel değildir. zaten zorlamakla olmaz böyle şeyler. insanın içinde olmalı bazı şeyler....
Yorum yaz
İsim:

Doğrulama Kodu:
Doğrulama Kodu


Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Oy verebilmek için lütfen üye olun ya da üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.
Bulutlar
Orcuklu öğrencilerin k... Sitemiz hakkında açıla... İmam Hatip Lisesi'ne y... Narman MYO'da Netcad E... Cumhuriyet İlköğretim ... Müjde, Çim Saha İnşaat... Saadet Partisi Aylık İ... Halı Saha Futbol Turnu... Oltu'da trafik kazası:... İkinci yarı finalist O... Oltu Polisi'nden kaçam... Narman ve Şenkaya'da Ö... Erzurum'un Kaleleri Ge... O'nu, anlamalı ve anla... Cezmi Polat: "Erzurum'... AÜ Öğrencilerinden Gök... Oltu Sosyal Güvenlik M... Türk Hava Kurumu Olur ... Oltu Anadolu Lisesi'ni... Oltu Kültür Derneği Ke... Tanımlamalarımız - İsy... Kuran'ı Mesaj İçin Kol... Secdeden t-Aşırdıklarımız Aile Sigortası denen "... Yahudiler Dünyayı yöne... Yaşa Göre Dil Gelişimi Soru Cevap Ölüm böyle bir şey mi? Ahmet Kaya, Aydın Doğa... İyilik Yürek İşidir İlaçları meyve sularıy... Kadir Gecesi Haya Gece... Namaza Hazırlık: Zihin... Neşeli futbol öğretmeni Komployu deşifre ediyorum Halk Partisi Yeni Anayasadan Müslüm... Entelektüelliğe ve cin... AK Parti'nin 'kullan a... Kürtlerin askerî vesayeti Hitap etmede uyulması ... Mutsuz annelerin bebek... Alternatif İntihar Met... Barış için RACHEL CORR... Kur'ân'ı Nûzul/Davet S... Ordu yıpranmak istemiy... Gel de çıldırma!!! Aldatan koca, eşine it... Empati Nedir? 2 Oyla Muhtar Oldu, Na... Kin besleyen kadınlar ... Arkadaşlık Zinciri Oyunu Tandır, hem aile hem k... Dr. Burhan Yarar ile A... Kadınların 1 yılı giye... Dost Nedir? Malboro'nın İlginç Hik... Bebeklerin alt temizli... Bir saatini alabilir m... Bir tebessüm hikayesi
Etiketler
Ramazan Oltulular bereket oruç bayram Kur'an sağlık namaz huzur karayolu yaralı hemşire Bağbaşı hava ambulansı Oltu şemdinli asker terör genelkurmay eruh çatışma pkk kalori kilo vermek Kardiyolog Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay ekmek İç Hastalıkları Uzmanı UNO istimlak Taşlıköy Olur Ayvalı Barajı Hükam bakan milli eğitim temizlik okullar yeni kayıt veliler Ömer Dinçer bağış tehlike şenlikler saçan sokak düğün konvoyu cadde bakaya Oltu Askerlik Şubesi engelli yoklama duyuru özürlü Oltu Adliyesinden Sulh Ceza Hâkimi mesleki bilgilendirme semineri Oltu Lisesi Şenkaya Buğra Ömer Maral Hilmi Maral Beykaynak Köyü
Haberler